|
Tweet |
Öztürk, “Depreme karşı güvenli yapılar elbette vazgeçilmezdir. Ancak dönüşüm yapılırken yıllardır aynı mahallede yaşayan insanımızı ekonomik nedenlerle başka yerlere göndermek çözüm değildir. Dönüşüm vatandaşı mahallesinden koparmamalı” dedi.
DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE İNSAN OLMALI
Kentsel dönüşümün temel amacının güvenli ve yaşanabilir mahalleler oluşturmak olduğunu belirten Öztürk, projelerin yalnızca ortaya çıkacak yeni yapıların ekonomik değeri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Öztürk şunları söyledi:
“Bir mahalleyi dönüştürürken yalnızca binaları değiştirmiyorsunuz. Orada yıllardır devam eden komşulukları, esnafı, aile bağlarını ve bir yaşam düzenini de etkiliyorsunuz. Dolayısıyla kentsel dönüşüm sadece mühendislik ve inşaat meselesi değildir. Aynı zamanda ciddi bir sosyal politika meselesidir.”
VATANDAŞ YENİ EVİNE GERİ DÖNEBİLMELİ
Dönüşüm sonrasında ortaya çıkabilecek maliyetlerin dar ve orta gelirli vatandaşların karşılayabileceği seviyede tutulmasının önemine dikkat çeken Öztürk, hak sahiplerinin yaşadıkları bölgede kalabilmesini sağlayacak modeller geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Vatandaş yıllardır kendi evinde oturuyor. Dönüşüm geliyor ancak ortaya çıkan maliyeti karşılayamadığı için mahallesini terk etmek zorunda kalıyorsa burada sosyal açıdan eksik bir model vardır. İnsanımız güvenli evine kavuşurken ağır bir borcun altına girmemeli ve yaşadığı mahalleden uzaklaştırılmamalıdır.”
KİRA DESTEĞİ GERÇEK MALİYETLERİ KARŞILAMALI
Kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşların karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin geçici barınma olduğunu belirten Öztürk, kira ve taşınma desteklerinin bölgedeki gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Öztürk, “Vatandaşa ‘Evinizi boşaltın, dönüşümü yapalım’ diyorsanız o ailenin inşaat tamamlanana kadar nerede yaşayacağını da düşünmek zorundasınız. Kira desteği kâğıt üzerinde değil, piyasadaki gerçek kiralar karşısında anlamlı olmalıdır. Dönüşümün yükü tek başına vatandaşa bırakılamaz” dedi.
MAHALLE ESNAFI DA DÖNÜŞÜMÜN PARÇASIDIR
Kentsel dönüşüm projelerinin mahallede faaliyet gösteren küçük esnaf üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, ticari hayatın korunmasının mahalle kültürünün devamlılığı açısından önemli olduğunu söyledi.
“Mahalle yalnızca konutlardan oluşmaz. Bakkalı, fırını, berberi, kasabı ve küçük işletmeleriyle bir bütündür. Dönüşüm sırasında esnafımız müşterisinden ve iş yerinden koparılırsa yıllardır kurduğu ekonomik düzen zarar görebilir. Projelerde mahalle esnafının geleceği de planlanmalıdır.”
“RANT DEĞİL HAK SAHİBİ KAZANMALI”
Kentsel dönüşümde kamu yararı ve vatandaşın hakkının temel ölçü olması gerektiğini belirten Emre Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim belediyecilik anlayışımızda önce insan vardır. Kentsel dönüşüm yapılmalı, riskli yapılar güvenli hale getirilmeli ve Şahinbey geleceğe hazırlanmalıdır. Ancak dönüşümün sonunda en büyük kazancı o mahallede yıllardır yaşayan vatandaşımız görmelidir. Hak sahibi ağır borç altında kalmamalı, kiracı unutulmamalı, esnaf mağdur edilmemeli ve mahalle kültürü korunmalıdır. İnsanları yaşadıkları yerlerden uzaklaştıran değil, güvenli konutlarına yeniden kavuşturan bir dönüşüm istiyoruz. Dönüşüm vatandaşı mahallesinden koparmamalıdır.”