|
Tweet |
ÖĞRENCİ HER SABAH ULAŞIM HESABI YAPMAMALI
Özellikle büyükşehirlerde kampüs ile yurt veya ev arasındaki mesafenin öğrenciler açısından düzenli bir ulaşım gideri oluşturduğunu belirten İzol şunları söyledi:
“Üniversite öğrencisi haftanın beş günü okuluna gidiyor. Bazı gençlerimiz kampüsüne ulaşmak için birden fazla toplu taşıma aracı kullanıyor. Ulaşım eğitim hayatının zorunlu bir parçasıdır. Bir öğrencinin dersine gidip gelmesinin aile bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturmasını kabul edemeyiz. Yerel yönetimler ve merkezi idare gençlerin ulaşım maliyetini azaltacak politikaları birlikte geliştirmelidir.”
İzol, öğrenci ulaşım tarifelerinin belirlenmesinde gençlerin ekonomik koşullarının gözetilmesi, kampüs-yurt bağlantılarının güçlendirilmesi ve ulaşım imkânlarının üniversite ders saatlerine uygun planlanması gerektiğini ifade etti.
SAĞLIKLI BESLENME ÖĞRENCİ İÇİN LÜKS DEĞİLDİR
Üniversite öğrencilerinin ekonomik nedenlerle yeterli ve dengeli beslenmeden vazgeçmemesi gerektiğini vurgulayan İzol, üniversite yemekhanelerinin öğrenciler açısından erişilebilir tutulmasının önemine dikkat çekti.
“Bir gencin cebindeki paraya bakıp ‘Bugün öğle yemeği yemesem olur mu?’ diye düşünmesi kabul edilebilir değildir. Sağlıklı beslenme bir lüks değil, temel ihtiyaçtır. Üniversite yemekhanelerinde nitelikli, dengeli ve uygun fiyatlı öğünler sunulmalı; ihtiyaç sahibi öğrenciler için destek mekanizmaları daha da güçlendirilmelidir.”
Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda kalan öğrencilere halen kahvaltı için günlük 85 TL, akşam yemeği için 160 TL olmak üzere toplam 245 TL beslenme yardımı sağlanıyor.
DESTEKLERİ ÖNEMSİYORUZ, KAPSAMINI GENİŞLETMELİYİZ
KYK yurtlarında sağlanan beslenme desteğinin öğrenciler açısından önemli olduğunu belirten İzol, üniversite hayatının yalnızca yurtta geçirilen saatlerden ibaret olmadığını söyledi.
İzol, “Devlet yurtlarında gençlerimize verilen beslenme desteğini önemsiyoruz. Ancak öğrencimizin öğle yemeği, kampüsteki günlük giderleri ve ulaşım masrafı da var. Yurt dışında veya özel barınma imkânlarında kalan öğrencilerimizin koşullarını da düşünmek zorundayız. Sosyal destek politikalarını öğrencinin bütün gününü ve gerçek yaşam maliyetini dikkate alarak geliştirmeliyiz” dedi.
GENÇLERİMİZİN GÖREVİ GEÇİNMEK DEĞİL EĞİTİMİNE ODAKLANMAKTIR
Öğrenci desteklerinin ulaşım, beslenme, barınma ve eğitim giderlerini birlikte değerlendiren bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirten İzol sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir üniversite öğrencisinin sabah yurttan veya evinden çıkıp kampüsüne ulaşması, sağlıklı bir öğün yemesi ve akşam geri dönmesi onun en temel günlük ihtiyaçlarıdır. Gençlerimize bunları bile sürekli para hesabı yaparak yaşatmayalım. Üniversitelerde uygun fiyatlı yemek imkânlarını güçlendirelim, öğrenci ulaşımını daha erişilebilir hale getirelim ve ihtiyaç sahibi gençlerimize doğrudan destek sağlayalım. Gençlerimizin görevi ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek değil; okumak, araştırmak, üretmek ve geleceğe hazırlanmaktır. Türkiye’nin gençlerine yapacağımız her yatırım, ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır.”