Bugun...



Eğitim-İş Kırşehir Şube Başkanı Öner Bayık: Öğretmene Şiddetin Mazereti Olamaz - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Eğitim-İş Kırşehir Şube Başkanı Öner Bayık, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin yalnızca öğretmenlerin değil, eğitim sisteminin tamamının güvenliğini ilgilendiren ciddi bir sorun olduğunu belirterek, okullarda şiddeti önleyici kalıcı ve caydırıcı tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

facebook-paylas
Tarih: 05-10-2026 14:10

Eğitim-İş Kırşehir Şube Başkanı Öner Bayık: Öğretmene Şiddetin Mazereti Olamaz - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

 Bayık, “Bir öğretmen sınıfa girerken can güvenliğini düşünüyorsa orada sağlıklı bir eğitim ortamından söz edemeyiz. Öğretmene ve eğitim çalışanına yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi, bahanesi veya mazereti olamaz.” dedi.

OKUL ŞİDDETİN DEĞİL GÜVENİN ADRESİ OLMALI

Okulların çocukların eğitim gördüğü, öğretmenlerin görev yaptığı ve velilerin çocuklarını güvenle teslim ettiği kurumlar olduğunu belirten Bayık, eğitim kurumlarında yaşanan her şiddet olayının toplum açısından ciddi biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Bayık şunları söyledi: “Okul kapısından içeri girildiğinde herkes kendisini güvende hissetmelidir. Öğrencimiz, öğretmenimiz, yöneticimiz ve diğer eğitim çalışanlarımız herhangi bir tehdit veya saldırı endişesi taşımamalıdır. Şiddetin normalleşmesine izin verirsek eğitim ortamındaki güven duygusunu kaybederiz.”

ÖĞRETMEN VELİYLE KARŞI KARŞIYA GETİRİLMEMELİ

Öğretmen ile velinin karşı taraflar olmadığını vurgulayan Bayık, öğrencinin başarısı için aile ve eğitimcilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Bayık, “Veli çocuğunun iyiliğini istiyor, öğretmen de aynı çocuğun iyi yetişmesi için emek veriyor. Aslında hedef ortak. Bir not, devamsızlık, disiplin meselesi veya sınıfta yaşanan sorun nedeniyle öğretmenin tehdit edilmesini ya da şiddete uğramasını kabul edemeyiz. Sorunların çözüm yeri kaba kuvvet değil, iletişim ve hukuktur.” ifadelerini kullandı.

ÖĞRETMEN KENDİNİ KORUMAK İÇİN YALNIZ BIRAKILMAMALI

Şiddete maruz kalan eğitim çalışanlarının olay sonrasında hukuki ve kurumsal süreçlerde yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Bayık, kamu kurumlarının çalışanlarının yanında olduğunu güçlü biçimde göstermesi gerektiğini söyledi.

Bayık, “Bir eğitim çalışanı saldırıya uğradığında ertesi gün yalnız başına karakol, hastane ve adliye arasında koşmak zorunda kalmamalıdır. Kurumu yanında olmalı, gerekli hukuki destek sağlanmalı ve süreç yakından takip edilmelidir. Öğretmen ‘Başına bir şey gelirse kendin çözersin’ duygusuna kapılmamalıdır.” dedi.

ŞİDDET YAŞANDIKTAN SONRA DEĞİL ÖNCEDEN TEDBİR ALINMALI

Okullarda güvenliğin yalnızca meydana gelen olaylardan sonra tartışılmasının yeterli olmadığını belirten Bayık, risklerin önceden tespit edilmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bayık, “Her olaydan sonra birkaç gün şiddeti konuşup ardından unutmak çözüm değildir. Okullarımızın giriş güvenliğinden ziyaretçi kontrolüne, kriz durumlarında uygulanacak prosedürlerden personel ihtiyacına kadar bütün tedbirleri önceden planlamalıyız. Amaç olay gerçekleştikten sonra müdahale etmek değil, mümkün olduğunca gerçekleşmesini önlemektir.” diye konuştu.

CAYDIRICILIK KONUSUNDA TAVİZ VERİLMEMELİ

Eğitim çalışanlarına yönelik tehdit ve saldırılarda hukuki süreçlerin etkin biçimde işletilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Bayık, cezasızlık algısının oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bayık, “Şiddet uygulayan kişi karşısında hukuk sisteminin etkin biçimde işleyeceğini bilmelidir. Öğretmenin görevi nedeniyle hedef alınması sıradan bir tartışma olarak değerlendirilemez. Caydırıcılığı sağlayacak hukuki ve idari mekanizmalar eksiksiz uygulanmalıdır.” dedi.

ŞİDDETİN DİLİNE DE KARŞI ÇIKMALIYIZ

Eğitim çalışanlarını toplum önünde sürekli değersizleştiren ve hedef haline getirebilecek söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirten Bayık, öğretmenlik mesleğinin toplumsal itibarının korunmasının şiddetle mücadelede önemli olduğunu ifade etti.

Bayık, “Şiddet yalnızca yumruk atıldığı anda başlamıyor. Hakaret, tehdit ve sürekli itibarsızlaştırma da okul iklimini bozuyor. Öğretmenlerimizi toplumun karşısında hedef haline getiren dilden herkes uzak durmalıdır. Eğitim çalışanına saygı, eğitime duyulan saygının göstergesidir.” dedi.

BAYIK: ÖĞRETMENİN CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMADAN EĞİTİM GÜVENLİ OLAMAZ

Eğitim çalışanlarının güvenliğinin yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öncelikli gündemlerden biri olması gerektiğini belirten Bayık, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öğretmen öğrencisine ders anlatırken kapıdan kimin gireceğini, bir velinin kendisini tehdit edip etmeyeceğini veya okul çıkışında saldırıya uğrayıp uğramayacağını düşünmemelidir. Öğretmenimizin işi eğitim vermektir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı önleyici tedbirler alınmalı, gerekli personel ve kurumsal destek sağlanmalı, hukuki süreçler etkin biçimde işletilmelidir. Bir öğretmenin güvenliği yalnızca o öğretmenin meselesi değildir. Öğretmenin can güvenliği sağlanmadan öğrencinin ve eğitimin güvenliğinden söz edemeyiz.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI