|
Tweet |
Artan maliyetler belediyelerin hizmet alanını daraltıyor
Eylül ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,84, yıllık ise yüzde 29,73 artmasının, vatandaşın bütçesinin yanı sıra yerel yönetimlerin hizmet maliyetlerini de doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, özellikle akaryakıt, enerji, ulaşım ve bakım giderlerindeki yükselişin belediyelerin mali planlamasını zorlaştırdığını ifade etti.
Öztürk, belediyelerin yol, ulaşım, temizlik, sosyal destek ve altyapı gibi temel hizmetleri sürdürebilmesi için maliyet artışlarının gerçekçi biçimde hesaplanması gerektiğini vurguladı.
“Vatandaşın yaşadığı ekonomik tablo şehir hayatına da yansıyor”
Enflasyonun yalnızca market fiyatlarından ibaret değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Öztürk, kira, ulaşım, enerji ve temel hizmet maliyetlerindeki artışın vatandaşın yaşam standardını doğrudan etkilediğini söyledi.
Öztürk, yerel yönetimlerin sosyal destek politikalarının da bu ekonomik tablo dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğine işaret ederek, dar gelirli vatandaşların belediye hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğu dönemlerde kaynakların etkin ve şeffaf kullanılmasının önem taşıdığını kaydetti.
Yerel yönetimlerde planlama ve kaynak yönetimi vurgusu
Öztürk, yüksek enflasyon dönemlerinde belediyelerin yalnızca mevcut sorunlara müdahale eden değil, orta ve uzun vadeli planlama yapan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Yerel yönetimlerin ekonomik şartlardan bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Öztürk, şehirlerin ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi, kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesi ve vatandaşın ödediği vergilerin hizmete dönüşmesinin yerel yönetim anlayışının temel unsurları olması gerektiğini dile getirdi.
Öztürk, ekonomik göstergelerdeki değişimin vatandaşın günlük hayatına nasıl yansıdığının yakından takip edilmesi ve özellikle dar gelirli kesimler üzerindeki yükün azaltılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.