|
Tweet |
İlk etapta Altıeylül, Karesi, Bandırma, Erdek, Gönen, Manyas, Edremit ve Burhaniye’de yaklaşık 150 bin binanın tarandığını belirten Sağlam, ikinci etapta diğer ilçelerde yapılacak çalışmaların da vatandaşın mülkiyet ve barınma hakları gözetilerek yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
RİSK TESPİTİ SONUÇ ÜRETMELİ
Yapı envanteri oluşturmanın deprem hazırlığının önemli aşamalarından biri olduğunu belirten Sağlam, elde edilen teknik verilerin risklerin azaltılması için kullanılması gerektiğini söyledi.
Sağlam, “Hangi yapının hangi durumda olduğunu bilmek çok önemli. Ancak asıl mesele bu verilerin ardından gerekli adımları zamanında atmaktır. Riskli olduğu teknik olarak belirlenen yapılar için vatandaşımızı belirsizlik içerisinde bırakmayacak bir dönüşüm modeli ortaya konulmalıdır” dedi.
VATANDAŞIN HAKKI KORUNMALI
Kentsel dönüşüm süreçlerinin mülkiyet hakkı, barınma ihtiyacı ve ekonomik koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, dönüşümün vatandaş açısından sürdürülebilir olması gerektiğini ifade etti.
Sağlam, “Deprem güvenliği tartışılmaz bir önceliktir. Bununla birlikte dönüşüm sürecinde hak sahiplerinin mülkiyet hakları korunmalı, mali yükler açıkça ortaya konulmalı ve vatandaş hangi aşamada neyle karşılaşacağını bilmelidir” ifadelerini kullandı.
DÖNÜŞÜM İLÇELERE YAYILMALI
İkinci etapta Dursunbey, Kepsut, Sındırgı, Bigadiç, Savaştepe, Susurluk, İvrindi, Balya, Havran, Gömeç ve Ayvalık’ta yaklaşık 90 bin yapının incelenmesinin hedeflendiğini belirten Sağlam, çalışmaların bütün Balıkesir’i kapsayacak şekilde sürdürülmesinin önem taşıdığını söyledi.
Sağlam, “Altıeylül’den Ayvalık’a, Bandırma’dan Sındırgı’ya kadar Balıkesir’in tamamında güvenli yapılaşmayı hedeflemeliyiz. Yapı envanteri rafta kalan bir çalışma değil, risklerin azaltıldığı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulduğu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olmalıdır” dedi.