|
Tweet |
HER İNSANIN İÇİNDE BİR MÜCADELE VAR
İnsanın fizik vücudunun yanında ruh ve nefsten oluşan manevi iki yapıya daha sahip olduğunu anlatan Boran, bu iki unsurun isteklerinin birbirine zıt olduğunu ifade etti.
Boran, “İnsanın iç dünyasında sürekli bir mücadele vardır. Ruhumuzun istekleriyle nefsimizin istekleri birbirine zıttır. Birbirini seven iki eş bile bazen önemsiz nedenlerle tartışmaya başlayabilir. Bunun arkasında nefsin afetleri ve onları tetikleyen İblis vardır. Ancak insan nefs tezkiyesini gerçekleştirdiğinde aynı olay karşısında farklı davranması mümkün olur.” dedi.
AFFETMEK BARIŞIN ZEKÂTIDIR.
Kur’ân-ı Kerim’e göre Allah'a ulaşmayı dilemenin nefsin arınmasında belirleyici olduğunu söyleyen Boran, manevi kalpteki aydınlanmayı yüzde 51 oranıyla açıkladı.
Boran, “Bir insan kalbiyle Allah'a ulaşmayı dilediğinde, Yüce Allah'ın yardımıyla nefsinin manevi kalbindeki nur yüzde 51'e ulaşır. Bu durum kadın ve erkek için aynıdır. Daha önce birbirleriyle kavga eden insanlar, aynı çatışma karşısında birbirlerini affedebilirler. Affetmek devreye girdiğinde barış ortaya çıkar. Çünkü af barışın zekâtıdır.” ifadelerini kullandı.
HERKESİN BAŞINA POLİS KONULAMAZ
Okullardaki şiddetin önlenmesi konusunda manevi eğitimin önemine dikkat çeken Boran, insanın kendi davranışlarını kontrol edebilmesi gerektiğini vurguladı.
Boran, “Okullardaki kavgaları sona erdirmenin yolu herkesin başına bir polis veya bekçi yerleştirmek değildir. Asıl mesele insanın içine bir bekçi yerleştirmektir. İnsan kendi iç dünyasındaki çatışmayı sona erdirdiğinde karşısındaki kişiye hoşgörüyle yaklaşabilir. Çatışmanın sona ermesi için kişinin kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesi ve zikre başlaması gerekir. Bizim üzerinde durduğumuz manevi eğitim budur.” değerlendirmesinde bulundu.
MANEVİ EĞİTİM AİLEDE BAŞLAMALI
Çocukların manevi eğitiminde anne ve babalara önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Boran, ebeveynlerin önce kendi iç dünyalarında bu değerleri benimsemeleri gerektiğini söyledi.
Boran, “Anne babaların bu eğitimi bilmesi ve çocuklarına aktarması gerekir. Ancak günümüzde birçok anne baba da tasavvufi eğitimden yoksundur. İnsan kendisinin bilmediği ve yaşamadığı bir şeyi çocuğuna öğretemez. Önce anne babalar öğrenmeli, ardından çocuklarına örnek olmalıdır.” dedi.
Kur'an-ı Kerim'deki Tahrim Suresi'nin 6. ayetine de değinen Boran, kişinin kendisini ve ailesini koruma sorumluluğunun manevi eğitim açısından önem taşıdığını ifade etti.
SEVGİYLE BAKAN İNSAN DÜŞMANLIK BESLEMEZ
İnsanın başkalarına yaklaşımının kendi iç dünyasıyla bağlantılı olduğunu belirten Boran, sevginin ve hoşgörünün insan ilişkilerini değiştirebileceğini söyledi.
Boran, “İnsan kendi iç dünyasındaki çatışmayı sona erdirdiğinde başkalarına şeytanın gözlükleriyle değil, sevgi gözlükleriyle bakmaya başlar. İnsanları sevilmeye layık varlıklar olarak görür. Böyle bir anlayışta kin ve düşmanlık yerine sevgi ve hoşgörü gelişir. Bizim arzu ettiğimiz, insanların birbirlerini affederek huzur içinde yaşayabilmesidir.” ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.