|
Tweet |
TEK BİR SORUNDAN SÖZ EDEMEYİZ
Türkiye’nin en önemli sorununun ne olduğu yönündeki değerlendirmesinde Pehlivanoğlu, ekonomik sıkıntılardan güvenliğe kadar birçok meselenin aynı anda çözüm beklediğini söyledi. Toplumdaki kutuplaşma ve gençlerin yurt dışında yaşama arayışlarının da üzerinde durulması gereken başlıklar olduğunu belirtti.
Pehlivanoğlu, “Türkiye’nin önündeki sorun bir tane değil. Güvenlik diyebilirsiniz, ekonomi diyebilirsiniz, toplumun birbirine yabancılaşmasını ve farklı kutuplar halinde yaşamasını söyleyebilirsiniz. İnsanlarımızın geleceklerini yurt dışında aramasını da önemli bir sorun olarak görebilirsiniz. Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır ve hepsini birlikte ele almak gerekir” dedi.
SORUNLAR BUGÜN ORTAYA ÇIKMADI
Türkiye’nin bugünkü tablosunu yalnızca son yıllar üzerinden değerlendirmediğini ifade eden Pehlivanoğlu, ülkenin siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmelerinin tarihsel bir perspektifle incelenmesi gerektiğini savundu. Özellikle 12 Eylül 1980 sonrasındaki dönüşümlerin ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerinin tartışılması gerektiğini söyledi.
Pehlivanoğlu, “Bugün yaşadığımız sorunları yalnızca son dönemin ortaya çıkardığı bir tablo olarak görmüyorum. Türkiye’nin uzun yıllara yayılan siyasi ve ekonomik tercihlerini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Geçmişte alınan kararların bugüne uzanan sonuçları var. Sorunlarımızı doğru teşhis edebilmek için bu süreci bütün yönleriyle masaya yatırmalıyız” ifadelerini kullandı.
DEVRİM NİTELİĞİNDE ADIMLARA İHTİYAÇ VAR
Cumhuriyetin kuruluş döneminde gerçekleştirilen dönüşümlere dikkat çeken Pehlivanoğlu, günümüz Türkiye’sinin de kapsamlı ve yapısal kararlara ihtiyaç duyduğunu savundu. Ekonomiden eğitime kadar birçok alanda günü kurtaran politikalar yerine uzun vadeli çözümler geliştirilmesini istedi.
Pehlivanoğlu, “Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin kuruluşunun ardından gerçekleştirdiği dönüşümler gibi bugün de Türkiye’nin sorunlarını köklü biçimde çözebilecek, devrim niteliğinde kararlara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin sorunlarını parça parça değil, bir bütün olarak görmeli ve geleceğimizi yeniden inşa edecek politikaları hayata geçirmeliyiz” dedi.