|
Tweet |
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez MKYK Üyesi Hikmet Kaplan, Mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, ekonomik sorunların artık rakamlarla değil vatandaşın kaybettiği güven duygusuyla ölçülmeye başladığını ifade etti.
"VATANDAŞ MAAŞINA DEĞİL, ETİKETLERE BAKARAK YAŞIYOR"
Kaplan, yıllık enflasyonun yüzde 32,61 olarak açıklanmasına rağmen vatandaşın hissettiği hayat pahalılığının çok daha yüksek olduğunu belirtti.
Kaplan, "Emekli maaşını aldığında ne kadar para kazandığını değil, markete girdiğinde ne kadar ürün alabildiğini görüyor. Vatandaş için gerçek enflasyon kasada ödediği fiştir." dedi.
"MEMURUN, İŞÇİNİN VE EMEKLİNİN ORTAK DUYGUSU GELECEK KAYGISI"
Ekonomik sorunların yalnızca bugünü değil geleceği de etkilediğini belirten Kaplan, milyonlarca vatandaşın yarınından endişe duyduğunu söyledi.
"Memur çocuğunu nasıl okutacağını, işçi ev kirasını nasıl ödeyeceğini, emekli ise gelecek ay mutfak masrafını nasıl karşılayacağını düşünüyor. Ekonomik güven duygusu zayıfladığında toplumun huzuru da zarar görüyor." ifadelerini kullandı.
"MAAŞ ARTIŞI DEĞİL, ALIM GÜCÜ KONUŞULMALI"
Kaplan, ekonomik tartışmaların maaş miktarları üzerinden değil alım gücü üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.
"Bugün önemli olan maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşla kaç gün geçinilebildiğidir. Eğer maaş artarken vatandaşın alım gücü düşüyorsa ortada çözülmesi gereken ciddi bir problem vardır." diye konuştu.
"GENÇLER ÇALIŞIYOR AMA GELECEĞE GÜVENEMİYOR"
Özellikle genç çalışanların ekonomik belirsizliklerden olumsuz etkilendiğini belirten Kaplan, gelecek planlarının ertelendiğini söyledi.
"İş sahibi olmak artık tek başına yeterli görülmüyor. Gençlerimiz ev sahibi olabileceklerine, aile kurabileceklerine veya tasarruf yapabileceklerine inanmıyor. Bu tablo üzerinde ciddi şekilde düşünülmelidir." dedi.
"EKONOMİNİN ÖLÇÜSÜ VATANDAŞIN UMUDUDUR"
Hikmet Kaplan açıklamasının sonunda şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yeniden Refah Partisi olarak ekonomik başarıyı yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın yaşam kalitesiyle değerlendiriyoruz. Emeklinin, memurun, işçinin ve asgari ücretlinin geleceğe güvenle bakabildiği, maaşının ay sonuna kadar yettiği ve çocukları için umut taşıdığı bir Türkiye inşa etmek mümkündür. Ekonominin gerçek göstergesi milletin umududur."