|
Tweet |
KUR’ÂN MUCİZESİ VE SAHÂBENİN MUTLULUĞU
Kur’ân-ı Kerim’in bir mucize-i bâki olduğunu belirten Boran, O’nu hayatına uygulayan herkesin gerçek mutluluğu yaşayacağını ifade etti. Yaklaşık 14 asır önce birbirlerine düşman hâlde yaşayan Arap bedevîlerin, Allah’a ulaşmayı dileyerek Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in rehberliğinde sahâbe topluluğunu oluşturduklarını hatırlatan Boran, onların Kur’ân’daki hidayeti yaşayarak mutluluğun akrabalıkta, servette veya makamda değil, yalnızca Allah’a yakınlıkta olduğunu idrak ettiklerini söyledi.
GÜNÜMÜZ İNSANININ HUZUR ARAYIŞI
Günümüzde insanların büyük bir kısmının huzursuz ve mutsuz bir hayat yaşadığına dikkat çeken Boran, bunun temel sebebinin Kur’ân-ı Kerim’in gösterdiği hayat tarzının yaşanmaması olduğunu ifade etti.
“Dînden murat sadece insanın mutluluğudur. Allahû Tealâ insanları mutlu olsunlar diye yaratmıştır. Şu kâinattaki en kolay şey de dîni yaşamaktır.” diyen Boran, insanın yaratılış gayesine uygun yaşamasının onu hem dünya hem de ahiret saadetine ulaştıracağını belirtti.
DÎNİ YAŞAMANIN SIRRI: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK
Dr. Abdulcabbar Boran, dîni yaşamanın temelinde Allah’a ulaşmayı dilemenin bulunduğunu ifade ederek, Allah’ın bütün dostlarının bu dilekle yola çıktıklarını söyledi.
Boran, kişinin kalbinden Allah’a yönelerek O’na ulaşmayı dilemesinin, Allah’ın ipine sarılmak anlamına geldiğini belirtti. Âli İmrân Suresi’nin 103. âyetini hatırlatan Boran, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmanın bütün müminler için bir emir olduğunu ve Allah’ın ipine sarılanların ise
kurtuluşa ulaşacağını vurguladı.
AKLETMENİN ÖNEMİ
Kur’ân-ı Kerim ölçülerine göre insanların iki gruba ayrıldığını ifade eden Boran, bunları “akledenler ve akletmeyenler” “Allah’a ulaşmayı dileyenler ve dilemeyenler” “takva sahipleri ve olmayanlar” “cennetlikler ve cehennemlikler” şeklinde örneklendirdi.
Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in “Kişinin dîni aklı ölçüsündedir. Aklını kullanmayanın dîni yoktur.” hadîsini hatırlatan Boran, insanın aklını öncelikle Allah’a ulaşmayı dilemek istikametinde kullanmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Allah’a ulaşmayı dilemenin sadece bir temenni değil, Kur’ân-ı Kerim’de emredilen bir kulluk vazifesi olduğunu ifade eden Boran, bu dileğin insanı Allah’a ulaştıran yolun başlangıcı olduğunu ifade etti.
KUR’ÂN’DAKİ 7 SAFHA VE 4 TESLİM
Kur’ân-ı Kerim’de İslâm’ın 7 safha ve 4 teslimden oluştuğunu ifade eden Dr. Abdulcabbar Boran, bu safhaların tamamının Kur’ân’da yer alan farzlar olduğunu söyledi.
Sahâbenin bu safhaları yaşayarak irşada ulaştığını belirten Boran, Allah’a ulaşmayı dilemekten başlayıp mürşide tâbiiyete, ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin Allah’a teslimine kadar uzanan bu sürecin Kur’ân’da açıkça yer aldığını ifade etti.
Dr. Abdulcabbar Boran konuşmasını şu sözlerle tamamladı.
“Kur’ân-ı Kerim’de Allah’a ulaşmayı dilemekten iradenin Allah’a teslimine kadar uzanan bütün safhalar farz kılınmıştır. Sahâbe bu safhaların tamamını yaşayarak hidayete ve irşada ulaşmıştır. Bugün de insanların; huzura, mutluluğa ve Allah’ın rızasına ulaşmasının yolu Kur’ân’daki hidayeti öğrenmekten ve yaşamaktan geçmektedir.”