|
Tweet |
MARMARA’NIN ACISI BİZİM ORTAK ACIMIZDIR
17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük felaketin yalnızca depremin ağır yıkıma neden olduğu kentlerin değil, bütün Marmara’nın ve Türkiye’nin ortak hafızasında yer aldığını belirten Küçük şunları söyledi:
“17 Ağustos gecesi binlerce vatandaşımızı kaybettik, on binlerce insanımız yaralandı. Bir gecede nice yuvalar yıkıldı, aileler sevdiklerini kaybetti. Aradan geçen yıllar bu acıyı unutturmadı.
Kırklareli olarak bizler de Marmara’nın bir parçasıyız. Bölgemizin deprem ve diğer afet risklerini göz önünde bulundurarak hazırlığımızı sürekli güçlendirmek zorundayız. 17 Ağustos’u anmak, aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluğumuzu hatırlamaktır.”
KIRKLARELİ’NDE TEDBİRİ BUGÜNDEN ALMALIYIZ
Kırklareli’nde yapı güvenliği ve afet planlamasının uzun vadeli bir anlayışla ele alınması gerektiğini ifade eden Küçük, vatandaşların can güvenliğinin bütün planlamaların merkezinde bulunması gerektiğini vurguladı.
Küçük şunları söyledi:
“Deprem meydana geldikten sonra gösterilecek çaba elbette çok kıymetlidir ancak asıl başarı, afet gelmeden önce can kayıplarını önleyecek hazırlığı yapabilmektir. Yapı stokumuzu bilmeli, riskli binaları tespit etmeli, toplanma alanlarımızı korumalı ve kurumlarımız arasındaki afet koordinasyonunu her an işler halde tutmalıyız.
Şehirlerimizi günü kurtaran anlayışlarla değil, çocuklarımızın geleceğini düşünerek planlamalıyız.”
ÖNCE TEDBİR, SONRA TEVEKKÜL
Küçük sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’un ardından 6 Şubat’ta milletimiz bir kez daha çok büyük bir deprem felaketiyle sınandı. Yaşadığımız acılardan çıkaracağımız en önemli ders, insan hayatını koruyacak tedbirlerden hiçbir şart altında taviz vermemektir.
İnancımızın gereği olarak önce tedbirimizi eksiksiz alacak, sonra Rabbimize tevekkül edeceğiz. Bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getirmek, sağlam yapılar inşa etmek ve afet bilincini güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde ve ülkemizin yaşadığı bütün depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve aziz milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.”