|
Tweet |
ZEYTİN İZNİK İÇİN SADECE BİR ÜRÜN DEĞİLDİR
İznik’te zeytinciliğin binlerce ailenin doğrudan veya dolaylı geçim kaynağı olduğunu belirten Duşlu, üreticinin bir yıllık emeğinin yalnızca hasat dönemindeki fiyat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Duşlu şunları söyledi:
“Zeytin bizim için yalnızca dalından toplanan bir ürün değildir. Köylümüzün geçimidir, esnafımızın ticaretidir, ilçemizin ekonomisidir. Çiftçimiz ağacına bütün yıl bakıyor. Gübreliyor, ilaçlıyor, buduyor, suluyor ve hasat zamanı geldiğinde işçi çalıştırıyor. Bütün bu maliyetleri üretici karşılıyor. Sezon sonunda eline kalan para emeğinin karşılığını vermiyorsa burada ciddi bir sorun vardır.”
GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİNİN BELİNİ BÜKÜYOR
Zeytin üreticisinin özellikle mazot, gübre, zirai mücadele, sulama ve işçilik giderleri nedeniyle zorlandığını ifade eden Duşlu, üretim maliyetlerindeki artışın çiftçinin kazancını her geçen dönem daha fazla daralttığını söyledi.
Duşlu şöyle konuştu:
“Çiftçi tarlasına giderken mazot alıyor, ağacını beslemek için gübre alıyor, hastalıkla mücadele etmek için ilaç kullanıyor. Hasat geldiğinde işçilik maliyetiyle karşılaşıyor. Üzerine bir de sulama sorunu ekleniyor. Çiftçiye sürekli ‘üret’ diyoruz ama üretmenin maliyetini karşılayabileceği şartları oluşturamazsak bu çağrının hiçbir karşılığı kalmaz. Üreticimiz borçlanarak değil, kazanarak üretmeye devam etmelidir.”
ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTIRILMALI
Zeytinin tarladan tüketiciye ulaşana kadar oluşan ekonomik değerden üreticinin daha fazla pay alması gerektiğini belirten Duşlu, kooperatifleşme, depolama, işleme, paketleme ve doğrudan satış imkanlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“İznik zeytinini üreten çiftçimiz sadece ham madde sağlayan taraf olarak kalmamalıdır. Ürünün işlenmesinden paketlenmesine ve pazarlanmasına kadar oluşan katma değerden üreticimiz de pay almalıdır. Kooperatifler güçlendirilmeli, üreticinin ürününü değerinin altında elinden çıkarmak zorunda kalmasının önüne geçilmelidir. İznik ismi bir marka değeri taşıyorsa bu değerin ilk karşılığını o ürünü yetiştiren insanımız görmelidir.”
“ÇİFTÇİ KAZANIRSA İZNİK KAZANIR”
Duşlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim anlayışımızda üretmek ibadet şuuruyla yapılan kıymetli bir emektir. Toprağına sahip çıkan, alın teriyle helal rızkını kazanan çiftçimizin emeğini korumak hepimizin sorumluluğudur.
İznik zeytininin değerini artırırken üreticimizin kazancını da artırmalıyız. Çiftçimiz ağacını kesmeyi, bahçesini satmayı veya üretimden vazgeçmeyi düşünmemeli; gelecek yıl daha fazla üretmenin hesabını yapabilmelidir.
Üreticimizi maliyetlerin altında ezdirmeyelim. İznik zeytinini korumanın yolu önce o zeytini yetiştiren çiftçiyi korumaktan geçer. Çiftçi kazanırsa esnaf kazanır, İznik kazanır, ülkemiz kazanır.”