|
Tweet |
ÇOCUKLARIN HAYATI GEÇİM YÜKÜYLE BAŞLAMAMALIDIR
S2bahattin Uzun, çocukların erken yaşta çalışma hayatına yönelmesinin hem vicdani hem de toplumsal açıdan üzerinde önemle durulması gereken bir sorun olduğunu vurguladı.
Uzun, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, çocuklarımızın hangi şartlar altında büyüdüğünü görmemiz açısından önemli bir hatırlatmadır. Bir çocuk, ailesinin kirasını, mutfak giderini, faturasını ya da ekmek parasını düşünmek zorunda kalmamalıdır. Çocukların omuzlarına yetişkinlerin ekonomik sorumlulukları yüklenemez.” ifadelerini kullandı.
EKONOMİK DARALMA ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ TEHDİT EDİYOR
Hayat pahalılığı, kira artışları ve temel ihtiyaçlardaki yükselişin ailelerin geçim alanını daralttığını belirten Uzun, bu baskının çocukların hayatında da ağır sonuçlar doğurduğunu kaydetti.
Uzun, “Eskiden bir çocuk çalıştığında çoğu zaman hedefi bir bisiklet almak, okul harçlığını çıkarmak ya da küçük bir hayaline ulaşmaktı. Bugün ise bazı çocuklar evin sofrasına katkı sunmak, kiraya destek olmak ve ailesinin geçim yükünü hafifletmek için çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo, ekonomik sorunların çocukların yaşamını da kuşattığını göstermektedir.” şeklinde konuştu.
HER ÇOCUK EĞİTİM VE OYUN HAKKIYLA BÜYÜMELİDİR
Sabahattin Uzun, çocuk işçiliğinin çocukları eğitimden uzaklaştırdığını, sağlıklı gelişimlerini zedelediğini ve geleceklerini sınırladığını söyledi.
Uzun, “Çocuklarımızın yeri iş yükünün altında değil, okul sıralarında, oyun alanlarında ve ailelerinin yanında olmalıdır. Onlar evin geçim açığını kapatmak için değil, bilgilerini, yeteneklerini ve hayallerini büyütmek için emek vermelidir. Çocukluk, ekonomik çaresizlikle gölgelenmemelidir.” belirtti.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN AİLELER DESTEKLENMELİDİR
Sebahattin Uzun, açıklamasının sonunda çocuk işçiliğiyle mücadelenin ailelerin ekonomik güvencesini artıran, eğitimi destekleyen ve yoksulluğu azaltan politikalarla kalıcı hâle gelebileceğini ifade etti.
Uzun, “Çocuk işçiliğiyle gerçek mücadele, bu sorunu ortaya çıkaran ekonomik şartları ortadan kaldırmakla mümkündür. Ailelerin gelirleri korunmalı, sosyal destekler yaygınlaştırılmalı, eğitim imkânları güçlendirilmeli ve hiçbir çocuk evinin geçimini dert ederek büyümemelidir. Çocuklarımızın güvenle büyüdüğü bir gelecek, hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.